+90 216 390 54 18

Sosyal Medyada Biz}

Mimar olmak isteyenlere tavsiyeler

Mimar olmak isteyenlere tavsiyeler

Merhaba arkadaşlar bu yazımızda Mimarlık kazanmak isteyen arkadaşların kafasındaki soru işaretlerini Mimarlık öğrencisi Afife’ye sorular sorarak kaldırmak istedik.Kendisine vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyor ve sorulara geçiyoruz.

1.Öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin ?

Merhaba ben Afife.20 yaşındayım Çankırılıyım.Pamukkale Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık bölümü 2.sınıf öğrencisiyim.

2.Mimarlık okumak senin tercihin miydi ?

Kendi kararımla mimarlık okumayı tercih ettim.

3.Ygs-Lys sürecini arkdaşlarımız için bizimle paylasır mısın ?

Öncelikle lisede 11.sınıfın ikinci dönemine kadar doğru düzgün çalışmadım sadece sınav haftaları ders çalışıyordum.Ama işler 11.sınıfın ikinci döneminde değişti.bazı şeylerin farkına vardım.önümde kocaman bir dağ vardı ve benim geleceğim için o dağı aşmam gerekiyordu.11.Sınıfın yazında ygs konularının çoğunu bitirdim.konularım bitince bol bol soru ve deneme çözdüm.Ygs de netler kesinlikle deneme çözerek artıyor.Denemelerde yanlış yaptığım soruların analizlerini çıkarıp o konulara tekrar dönüp çalıştım.(bu en faydalısıydı).Ygs denemeleri çözerken bir yandan da lys ye başladım.Ara tatilde tamamen kampa girdim ve ygs konularını baştan sonuna kadar tekrar ettim.elimde olan kitapları bitirdim.(kesinlikle kitap bitirmenin verdiği mutluluk insanı motive ediyor )Sınavlarda çok heyecanlanıyordum bu heycanımıda çok deneme sınavına girerek aştım ve ygs günü her zamanki gibi bir deneme sınavına girecektim.Bu psikolojiye kendimi  alıştırdığım için sınav günü bi kaygım heyecanım olmadı.Ve Ygs bitti “BOŞLUKTAYDIM”.1 hafta gezdim dolaştım kafamı dağıttım Lys için yeteri kadar deneme çözmedim konularımı bitirmeye çalıştım..Fizik kimya biyolojide bir problem yoktu konularım gayet iyi ilerledi.Bu sırada mezuniyetti balosuydu derken Lys’yi uzun bir süre boşladım.Haliyle matematik konularım yetişmedi.(Matematik sınavından bir gün önce bile integral çalıştığımı hatırlıyorum.).Lys sınavında beni kurtaranda haliyle fen sınavı oldu.Daha iyi matemaik yapsaydım çok daha farklı yerde olabilirdim.O yüzden Matematik önemli !!!

 4.Başarı puanın, sıralaman ve tercihlerinden bahseder misin ? Bu sonucu bekliyor muydun ?

2015 sınavıyla kazandım.

Mf-4 puanım 389,75 sıralamam 38400 

24 tercih hakkımdan 21 tercih yaptım ve bunların 18 tanesi mimarlıktı.sınav sonuçları açıklandığında geniş çaplı bir araştrıma yaptım çevremdeki insanlarla konuştum.Mimarlık zor bir meslek olduğunu biliyordum ama benim için de en iyi mesleklerden birisi buydu.Tercihlerimi yazarken bölüm öncellikli tercih yaptım.Eğitim kadrosundaki hocaları araştırdım yapılan etkinliklere baktım.Tercih sırası oluşturdum.Ve 11.tercihim olan Pamukkale geldi.Bu sonucu beklemiyordum daha önceki tercihlerim gelir diye umut ediyordum ama şuan pamukkaleden de memnunum.

5.Kazandığında neler hissettin ?

Pamukkale Üniversitesi benim için biraz sürpriz oldu ve memleketimde çok uzak bir yere gidecekim.Ama zorlu bir süreç benim için bitmişti bununda rahatlığıyla mimarlık öğencisi olmak beni mutlu etti.

6.Bize biraz bölümden bahseder misin ?
 İçeriği , zorluğu gibi…

Mimarlık bölümünün içeriği üretmek mantığı çerçevesinde işliyor.Sonuçta olmayan bir mekanı, alanı vb üretiyorsunuz. O yüzden yoktan üretim konusunun ne kadar zor olabileceğini düşünebilirsiniz. Çevremizde oluşan algı da bu yönde zaten. Herhangi bir mimarlık öğrencisine mimarlığı soracak olursanız eğer direk zor cevabını almanız muhtemel. Bence de zor ama neden? Yaratıcı, farklı, olağanın dışında, kullanışlı, işlevsel bir proje çıkarmanız zordur. Tabi ki bunu bir günde yapmıyorsunuz bu bir süreç işi 1-1,5 ay gibi sure çerçevesinde projeniz gelişiyor, değişiyor, yıkılıyor, yeniden yapılıyor beklediğiniz ve beklemediğiniz her şey olabiliyor. İşte bunları yöneten biri için KOLAY, bunları yönetmede sıkını yaşayan biri için ZOR olan bir bölümdür.

7.Genel olarak mimarlık okumak isteyen arkadaşlara tavsiyelerin neler ?

Kendimin ve arkadaşlarımın öğrencilik hayatından referans alarak öncelikle şunu söylemeliyim, UYKUSUZ kalmayı bi problem haline değil bi yaşam biçimi haline getirmeye çalışın. Şunu düşünerek bu yolda bi adım atabilirsiniz “normal bir insana günde dört saat uyku yeterli.” (yalan 🙂 ama olsun biz inandık). Bu tutum mutlu olmayı sağlayacaktır. Mutlu bi insan daha yaratıcı ve hevesli olur. Hevesinizi hep koruyun çünkü projenize çok enteresan bir şey yapmışsınız davranan, bi arkadaş gibi gördüğünüz hocalarınız jüri sıfatını aldığında hevesten umuda, hırstan mutluluğa ve belki de mutsuzluktan karamsarlığa kadar hiçbir duyguyu hissetmenize izin vermeyebilir. Rekabet ortamından sıyrılmanın yollarını arayın. Her proje için bunun yöntemi değişebiliyor. Hocaya çok orijinal bir fikirle gittiğinizde ertesi gün diğer herkesin projesinde aynı detayı olduğu gibi ya da yorumlanmış olarak görebiliyorsunuz. Bunu “benden çaldı, benim fikrimdi, önce ben geldim…” olarak değil “benden esinlendi” olarak görmeniz gerekir ve bu fikre kendinizden bi parça katmaya bakın ki fikriniz sıradanlaşıp değerini kaybetmesin. Siz de göreceksiniz ki bu bölümde olup da sosyal olmak zor fakat imkansız değil. Nadir de olsa sosyal olan arkadaşlarınız olacak. Onlara yakın olun. Bir gününüzün büyük bir kısmını projeye ayırırsanız o kendinizden bir parça gibi olur ve çöp değeri taşırsa yıkılırsınız. Projeye o gözle bakmayın. “Benim çizimim kötü, ben resim bile çizemiyorum, ilkokulda çöp adam çizerdim” gibi düşüncelere de gerek yok, bundan da şu şekilde kurtulabilirsiniz “her mimarın kendi tarzı vardır”. Fark ettiyseniz yazının bu kısmına kadar hep bir sorun ve bir çözümle geldik. Mimar olmak istiyorsanız bir soruna kabul gören bir çözüm önermeniz gerekir. Bunu hayatınızın her alanında ilke edinebilirsiniz. Hocalarda size sürekli “neden” diye soracak zaten. Bu sorunun cevabı “çünkü ben istedim” olmasını bende çok isterdim, fakat değil. zaten mimarlık böyle bi süreç: “çünkü ben istedim” ile başlayıp “çünkü buradan hizaladım, çünkü aks, çünkü hiyerarşi, çünkü renk, çünkü ritim …” olarak devam eden. Günlük kullandığımız kelimelerin literatürde ki karşılıklarını kullanmaya çalışın. Bu size sunum yaparken fayda sağlar. (ortamlarda da havanız olur tabi stüdyodan başka ortamınız olursa:)) Herkesle iyi geçinmeye çalışın çünkü arkasından konuştuğunuz insandan gün geliyor bant istiyorsunuz. Bütün kapıları kapatmayın aralık bırakın. Eleştiriye açık olun. Yapılan iyi yorumunda bi eleştiri olduğunu unutmayın. İlerleyen zamanda fark edeceksiniz ki siz de her şeyi eleştirir olmuşsunuz. Son olarak da vazgeçmeyin, pes etmeyin, yere düşün ama yıkılmayın.  

11 Aralık 2016
952 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN